11/5/2008 - İNKİŞAF
İNKİŞAFA HAZIR MIYIZ? Bütün ömrümüz hazırlıklarla geçiyor.Hem de kayda değer olmayan,gerçek manada bir değer ifade etmeyen,bize faydası olmayan hatta bizim için manevi kayıplara sebep teşkil edecek önemsiz işler için, bir yığın zaman harcayarak hazırlık yapıyoruz.Halbuki dünyamızı mamur etmek için, yaptığımız hazırlıkların aksaması halinde mutlaka bir şekilde telafisi mümkündür. Oysa ki, yaratılmışların tümü öyle bir yolculuğa gebe ki, bundan kaçmak,zamanını zeminini değil iptal etmek, ne bir dakika evveline ne de sonrasına kaydırmak imkansız.Gafletle, ataletle miskinleşen ruhumuzu içinde bulunduğu huzursuz,sıkıntılı halinden kurtarıp inkişaf ettirmeye hazır mıyız diye kendimize soralım. Şimdiye kadar nefsimizin her istediğini fazlasıyla verdik, doydu mu? Biz mi nefsimize itaat ettik yoksa nefsimiz mi bize itaat etti? Nefsimizin hayvani sıfatlarını hep doyurmadık mı? Her doyuruşumuzda bize ihanetini görmedik mi? Ruhumuzun ancak ALLAH'ı anmakla mutmain olup huzura kavuştuğunu bildiğimiz halde onu niye hep ısrarla aç bıraktık.Oysa bazı gün ve geceler bizim için vesile-i rahmettir. Kendimize daha nice sorular sorabilir, zararımızı kara dönüştürebiliriz.Bir an önce hazırlıklara başlamalıyız. Belirtilen bereketli zamanları ganimet bilip, heyecanla,şevkle değerlendirmeliyiz. Az yiyerek, az konuşarak, az gülerek,az uyuyarak manevi reçeteleri uygulayarak nefsimizi terbiye etmeliyiz.ALLAHın evi olan kalplerimizi çok zikrederek, çok çok anarak,ondan başka bütün sevgileri,muhabbetleri,korkuları,beklentileri çıkarıp tasfiye etmeliyiz.Hanenin yüce sahibinin yerleşmesi için mamur hale getirmeliyiz.Zira o sahip GAYYURdur;yani kıskanandır.Kendinden başkasını orada istemez. Bu hazırlıklar çok heyecan verici ve hoş bir duygu. Sevdiklerimiz geliyor diye evlerimizi temizlemek, onun sevdiği yiyecekleri pişirmek ve sevdiğimize kavuşmak. Ama önce tanımak sevmek gerek,aşık olmak hicran ateşiyle yanmak,yandıkça daha çok bağlanmak ve vuslat yollarını gözetmek gerek. Hep birlikte hazırlığa başlasak,bir mektup göndersek,tanışmak,görüşmek,hayatımıza anlam kazandırmak,imanlarımızı kuvvetlendirmek,gerçek sevgiye,sevgiliye ulaşmak için rehberliğine ihtiyacımız olduğunu,şimdiye kadar onsuz geçen zamanlarımızın büyük kayıp olduğunu, bundan utanç duyduğumuzu,gerçek vuslata hicran ateşimizi onun körüklemesiyle birlikte gitmek istiyoruz desek. Adını anmak bir şereftir;Ah ya MUHAMMED(S.A.V) desek. Baş gözü ile burada görüşmek nasip olmadı ama, mahşer sabahı bizi tanıyıp yanına çağırmanı,livaül hamdin altına almanı istiyoruz desek.Seni çok sevmek istiyoruz,şefaatini talep ediyoruz, cennette senin hizmetinde olmak istiyoruz desek ve davet etsek bundan sonra.Lüzumsuz olan her şeyi gönlümüzden atıyoruz seni bekliyoruz sevgililer sevgilisi desek ve gönül aleminin paslı kapılarını ardına kadar açsak,onu karşılamaya hazır mıyız? Harabeleri gülşene çevirmeye ne dersiniz?
|